Abdest |
#8220;Geçmiş zaman içinde, kalbur saman
içinde#8221; bir Rus prensesi#8230; Güzel mi güzel#8230;
Prenses, esir bir Türk deli kanlısına çıldırasıya
aşık#8230; Onun sarayına çağırtıp yapmadığı cilve
bırakmıyor, fakat karşılık görmüyor. Aldığı
cevap:
- #8220;Ben Müslüman#8217;ım ve harama
yanaşmam!#8221;#8230; - #8220;Öyleyse
evlenelim!#8221; diyor prenses#8230; Delikanlı onun
Müslüman olmasını şart koşuyor. Kız Müslüman oluyor ve
gizlice evleniyorlar#8230; Delikanlının bir de,
galiba Eyüp taraflarında bir şeyhi var#8230; Daha
doğrusu şeyh taslağı#8230; Ama ne bilsin, halis Müslüman
çocuk#8230; Bu şeyh,İslam#8217;ın her tarafını övermiş
de sıra abdeste gelince sızlanırmış,
-#8221;Keşke
şu abdest olmasaydı!#8221; dermiş#8230; Buna mükabil
prenses abdesti o kadar seviyor ki, her defasında; -
#8220;ah, ne güzel şey!#8221; demeden
duramıyor. Fakat saadetleri çok sürmüyor, kız
hastalanıp ölüyor. Rusya#8217;da bir Hıristiyan
mezarlığına gömüyorlar. Delikanlı ses çıkaramıyor,
derdini dinletemiyor ve İstanbul#8217;a donüyor. Şeyhi
de ölmüştür. Kısa bir zaman sonra bir kazı
vesilesiyle şeyhin mezarını açanlar orada sapık adamın
değil nur yüzlü prensesin yattığını görüyorlar#8230;
Rusya#8217;daki kabirdeyse, kimsenin farkında olmadığı
şeyhin kemikleri#8230;
İslam#8217;da kabir
nakline misal diye anlatılan bu hikaye olmamış olsa da,
fikirler aleminde olması gerekenin ta kendisi değil mi?
Düşünülmüş, özlenmiş olması yeter. Zira esasta
doğru#8230;
Kaynak: İman ve İslam Atlası Necip
Fazıl Kısakürek
| |